1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü, Gaziantep’te bu yıl da geniş katılımla kutlandı. Kentte düzenlenen etkinlikler kapsamında Gaziantep-Kilis Tabip Odası üyeleri de alanlara çıkarak İşçi Bayramı’nı coşkuyla kutladı. Tabip Odasında başlayan yürüyüş korteji, sloganlar eşliğinde ilerleyerek İstasyon Meydanında son buldu.
Gaziantep-Kilis Tabip Odası’nın katılımıyla gerçekleşen yürüyüşte, dayanışma ve emek vurgusu ön plana çıktı. Etkinlik boyunca katılımcılar hem hak taleplerini dile getirdi hem de bayramın coşkusunu yaşadı.
1 Mayıs Komitesinin ortak basın metnini Tabip Odası Başkanı Dr. Kazım Doğan EROĞULLARI okudu. Meydanda gün boyunca renkli görüntüler oluşurken, katılımcılar müzik eşliğinde kutlamalara eşlik etti. Gaziantep’te 1 Mayıs, birlik ve dayanışma mesajlarının öne çıktığı güçlü bir katılımla tamamlandı.

1 MAYIS ORTAK BASIN METNİ:
Kıymetli emekçi dostlarım, mücadele arkadaşlarım, yoldaşlarım
Bugün hep birlikte, alın terimizin, emeğimizin, onurumuzun bayramında, 1 Mayıs’ta bir aradayız! 1 Mayıs yalnızca bir tarihten ibaret değildir. 1 Mayıs, mücadeledir,1 Mayıs dayanışmadır, 1 Mayıs barıştır, 1 Mayıs umudumuzun adıdır. Emeğin, dayanışmanın olduğu yerde umut hep vardır ve bizler bugün yaşama dair, barışa dair, adalete dair, geleceğimize dair umudumuzu, mücadelemizi hep birlikte büyütüyoruz.
Dostlar,
Bugün, emeğimizi savunmak için, insanca bir yaşam için, adalet için, eşitlik için, özgürlük için, barış için yan yana, omuz omuza duruyoruz. Çünkü biliyoruz ki, emeğinin karşılığını alamayan bir toplumda adalet olmaz, barış olmaz. Bir yanda alın teriyle evine ekmek götürmeye çalışan, kölelik koşullarında çalıştırılan işçiler, memurlar var, açlığa mahkûm edilmiş emekliler var, emeğinin karşılığını alamayan köylüler var .Öbür yanda emeğin değerini hiçe sayan, daha çok kar hırsıyla insan emeğini, insan onurunu çiğneyen bir sistem var. Bu meydandan bir kez daha haykırıyoruz. Emeğimizi, hakkımızı, onurumuzu kimseye teslim etmeyeceğiz!
Yoldaşlar
Bugün ülkemizde işçilerin hakkını savunduğu için, yasalar zenginler için geçerli değil dediği için tutuklanan sendikacılar var. Bugün ülkemizde halkın haber alma hakkını savunduğu için, gerçekleri haber yaptığı için tutuklanan gazeteciler var. Bugün ülkemizde halkın oylarıyla, halkın iradesiyle seçilen ancak tutuklanan milletvekilleri ve belediye başkanları var. Ne bizler ne de güzel ülkemiz bu yaşananları hak etmiyor. Daha güzel bir ülke ve daha güzel bir yaşam mümkün. Bu yaşamı hep birlikte kuracağız. Karanlığa teslim olmayacağız.
Kıymetli yurttaşlar,
Bugün bölgemizde Amerikan emperyalizminin, İsrail Siyonizm’inin yarattığı vahşi bir saldırı, acımasız bir savaş var. Bizler biliyoruz ki savaş bir halk sağlığı sorunudur. Ülkemizin de bölgemizin de hepimizin de en çok, en acil ihtiyaç duyduğu şey barıştır. Barış ekmek kadar, su kadar vazgeçilmez bir ihtiyaç ve zorunluluktur. Bu meydandan hep birlikte haykırıyoruz. Savaşa hayır, barış hemen şimdi.
Emekçi dostlarım,
Yaşamın her alanında bizlerin emeği ve alın teri var ancak hiçbirimiz emeğimizin karşılığını alamıyoruz. Asgari ücret temel ücret haline getirilmiş. Vergide ve gelirde büyük bir adaletsizlik var. Altın madencilerinin, holdinglerin milyonlarca dolar vergi borcunu silenler, bütün vergi yükünü biz emekçilerin sırtına yüklemiş. Halkın büyük çoğunluğu bırakın yoksulluk sınırını, açlık sınırının altında bir ücrete mahkûm edilmiş. En temel ihtiyaçlarını bile karşılayamayan emekçiler barınamıyor, beslenemiyor, ısınamıyor, insanca bir yaşam süremiyor. Sahte enflasyon verileriyle ücret artışımızı belirleyip, bizleri yoksullaştırıyorlar Her geçen gün artan enflasyon ve yoksulluk karşısında susmuyoruz.
Taşeronlaşma, güvencesiz ve eşitsiz bir çalışma sistemi ile bizlerin emeğini ve yaşamını çalıyorlar. Bugün taşeronlaştırma ve güvencesizlik, çalışma yaşamının her alanına yayılmış durumda. Taşeron işçilik, yalnızca bir istihdam modeli değil; emekçinin hakkını bölmenin, örgütlülüğünü zayıflatmanın, sorumluluğu görünmez kılmanın aracına dönüşmüştür.
Okullarında eğitim alması gereken ve geleceğimiz olan çocuklarımızı Mesem adı altında kölelik koşullarında, çocuk işçi olarak çalıştırıyorlar. Çocuklarımızın yeri atölye değil okul sırası, maden ocakları değil oyun alanı, tarlalar değil güvenli bir gelecek olmalıdır .
Bu ülkede her gün işçiler iş kazası sonucu kolunu, ayağını kaybediyor. Oysaki bu ölümler, bu kazalar önlenebilir. Zenginler daha çok kar etsin daha da zenginleşsin diye hayatımızı kaybettiğimiz bu düzeni istemiyoruz. Önlenebilir her ölüm bir cinayettir. Bizlere ölüm ve sakatlık getiren bu sömürü düzenine hep birlikte son vereceğiz.
Bugün, bu ülkeye yıllarca emek vermiş ve hayatının geri kalanında el üstünde tutulması gereken emeklilerimiz açlıkla mücadele ediyor. Emeklilerimiz huzurlu değilse kimse huzurlu değildir. Emeklilerimiz mutlu değilse hiç kimse mutlu değildir.
Bugün kadın emeği hâlâ görünmez kılınıyor. Kadın emeği hem evde hem işyerlerinde sömürülüyor. Düşük ücretle, güvencesiz çalışmayla, mobbingle, ayrımcılıkla, tacizle karşı karşıya kalıyor. Bu ülkede kadınlar yaşam mücadelesi veriyor. Kadınların özgür olmadığı, eşit olmadığı, güven içinde yaşamadığı bir ülkede emek mücadelesi de demokrasi mücadelesi de eksik kalır.
Eşitsizlik, adaletsizlik, güvencesizlik, yoksulluk bizlerin kaderi değil.
Bizler diyoruz ki; kimse aç kalmasın, kimse işsiz kalmasın, kimse çocuğunun geleceği için endişe duymasın.
Bizler diyoruz ki; emeğin sözü iktidarın sözünden daha güçlü olsun!
Çünkü biz biriz, çünkü biz çoğuz, çünkü biz emekçiyiz. Çünkü emek bizim, söz bizim.
Emekçi dostlarım, yoldaşlarım
Bugün bu meydandan bir kez daha haykırıyoruz:
Biz emeğimizin hakkını istiyoruz!
Biz hakça bir bölüşüm istiyoruz!
Biz onurlu bir yaşam istiyoruz!
Biz alın terimizin karşılığını istiyoruz!
Emekçi yoldaşlar
Bugün meydanlarda yükselen bu ses, yarın fabrikalarda, okullarda, hastanelerde, tarlalarda yankılanacak. Bizler bu yoksulluğu, bu sömürü düzenini kabul etmeyeceğiz.
Geleceğimiz için, adil, özgür, barış içinde eşit bir ülke için birlikte mücadele edeceğiz. Umudu büyüteceğiz. Hak ettiğimiz, bizden esirgenen o mutlu yaşamı hep birlikte kuracağız.
Yaşasın emekçilerin birliği
Yaşasın dayanışmamız Yaşasın emek, demokrasi ve barış mücadelemiz
Yaşasın örgütlü mücadelemiz.
Yaiş wahed eyyar
Biji Yek Gulan
Yaşasın 1 Mayıs!
